3 results listed
Çapraz bağlar, diz eklemi içinde yer alan, vücudun stabilizasyonunun sağlanmasında çok önemli rol
oynayan ligamentlerdir. Ligamentler kopma gerilmesinin üstünde kuvvete maruz kaldıklarında (Grafik 1),
genellikle yüksekten düşmeler veya spor aktivitelerinin neden olduğu travmaların sonrasında, en sık zarar gören
yapılardır. Bu yapılar yırtıldıktan sonra kendi kendilerine iyileşemezler. Böyle olgularda özellikle ön çapraz bağ
(ACL) kopukları için rekonstrüksiyon ameliyatları temel tedavi çözümleridir. Rekontrüksi yon ameliyatlarında
vücut içinde kullanılan, tedavi destekleyici medikal cihazların ham maddelerini, biyouyumluluğu yüksek Ti
alaşımları ve gelişen teknoloji ile birlikte güçlendirilmiş kompozit polietilenler oluşturmaktadır.
Bu çalışmada kopuk ön çapraz bağ tanısı konmuş hastalar ile sağlıklı bireylerin diz eklemi biyomekanik
davranışları yapılmış klinik çalışmalar ışığında karşılaştırılacaktır. Operasyon öncesi ve sonrası biyomekanik
davranışlar ile sağlıklı ve travmalı durumlarda diz eklemi davranışları arası farklara etki eden parametreler ortaya
konacaktır. Elde edilen parametreler kullanılarak insan vücudu simülasyonu gerçekleştiren ANYBODY
yazılımı(Resim 1 ve Resim 2) ile dinamik davranışların kinematik analizleri yapılacaktır.
Amaç, analizden elde edilen veriler ile hasta aktivitesini ve yaşam kalitesini yükseltmek adına, ön çapraz bağ
biyomekaniğini inceleyerek tedavisini irdelemek, bununla birlikte iyileştirici ve yenilikçi çözüm önerileri getirerek
ameliyatlarda kullanılan Ti alaşımlı ve kompozit yapılı implantların geliştirilmesine katkıda bulunmaktır.
International Symposium on Light Alloys and Composite Materials
UHAKS
Derya Koçak
Fevzi BEDİR
Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun devreye alınması ile Tarihi İpek Yolu, Türkiye’de lokomotif ve gemi
sektörlerinde kullanılacak motorların ekonomik ve çevreye duyarlı olarak millî imkanlar ile üretilmesini
öncelikli bir şart olarak gündeme getirmiştir. Bu bakımdan Yakın ve Orta Doğu’nun geniş coğrafyasında
tek Türkiye’nin sahip olduğu Eskişehir’deki TÜLOMSAŞ Lokomotif ve Motor AŞ’de 1968 yılından buyana
Fransa S.E.M.T. Pielstick lisansı ile üretilmekte olan ağır dizel motorlarının modernize edilerek İpek
Yolu’nun kara ve deniz güzergâhlarında verimli olarak kullanılması önem arz etmektedir.
TÜLOMSAŞ A.Ş.’den gelen talep üzerine Gebze ve İstanbul Teknik Üniversiteleri elemanlarından
oluşan proje ekibi tarafından 9 adet Türkiye patentleri ile korumaya alınmış yeni “MR-Process” Yanma
Mekanizması kullanılarak bu motorların modernizasyonu ile bağlı proje teklifi önerilmiştir. Bu
Mekanizmanın kullanımı ile motorun performans ve yakıt tasarrufunun %10-%15 civarında
iyileştirilmesinin yanı sıra, kirletici CO, HC, CO2 emisyonlarının, özel olarak Azot Oksit (NOx)
emisyonunun, hiçbir ek emisyon düşürücü sistem kullanmaksızın, 2,5-3,0 kat düşürülmesi ile güncel
AB Emisyon Standartların karşılanması mümkündür. Bununla da yenilikçi ve rekabetçi üstün Milli
Marka Dizel Motor teknolojisinin geliştirilmesi için etkin alternatif bir yol bulunmuştur.
Bildiride “MR-Process” Yanma Mekanizmasının özellikleri, TÜLOMSAŞ Motorlarının modernizasyonu
ile bağlı yapılan teorik hesap, analiz, tasarım çalışmaları ve model deney motorları üzerinde yapılan
deneysel çalışmalar hakkında bilgiler sunulmaktadır.
Historic Silk Road with the commissioning of the Baku-Tbilisi-Kars railway, locomotive and ship engines
to be used in sensitive sectors in Turkey has brought economic and environmental priority must be
manufactured with a national facilities. In this regard, the Near and Middle East's vast geography
TULOMSAS in Eskişehir Turkey has one of Locomotive and Motor France from 1968 until AŞ this
S.E.M.T. It is important to modernize the heavy diesel engines produced with the Pielstick license and
to use the Silk Road efficiently on land and sea routes.
The contractor upon request from Inc. by the project team consisting of Gebze and Istanbul Technical
University elements were protected with 9 Turkey patents new "M-Process" is connected with the
modernization of the engine using the combustion mechanism of the proposal were suggested. By using
this Mechanism, it is possible to improve the engine performance and fuel economy by around 10% -
15%, as well as to reduce pollutant CO, HC, CO2 emissions, especially Nitrogen Oxide (NOx) it is
possible to meet current EU Emission Standards. Thus, an effective alternative route to the development
of innovative and competitive superior National Brand Diesel Engine technology has been found.
The report provides information about the characteristics of the "MR-Process" combustion mechanism,
theoretical calculations, analysis, design studies and experimental studies on model test engines
connected with the modernization of TÜLOMSAŞ Motors.
International Symposium on Railway System Engineering
ISERSE
Rafig MEHDİYEV
Fevzi BEDİR
Demiryolu rayları kompleks dinamik yüklere maruz kalmaktadırlar. Bu gerilmeler altında demir raylar
yorulma davranışları gösterirler. Bu nedenlerden dolayı gelişen teknoloji ile beraber üstün mekanik
özelliklere sahip demiryolu rayları talep edilmektedir. Bu çalışmada Antalya Büyükşehir Belediyesi
raylı sistemlerinde kullanılan, Kardemir A.Ş üretimi S49 (49E1) kodlu ray demirlerinin alüminotermit
kaynağı ile birleştirilmesi gerçekleştirilmiştir. Kaynak bölgesi ve geçiş bölgesi esas alınarak EN 14730-
1 standardına uygun yorulma testi, statik eğilme testi, sertlik ölçümleri ve pin on disk (POD) aşınma
testi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen deneysel sonuçlar doğrultusunda geçiş bölgesinin ve kaynak
bölgesinin birbirleriyle karşılaştırılması yapılmıştır.
Railway rails are exposed to dynamic forces. The stress occurred as a result of applied force,
increases the probability of fatigue failure in railway rails. With developing technology, improved
mechanical properties are demanded. In this study, aluminothermite welding of S49 (49E1) railway
rails, manufactured by Kardemir A.Ş., used in rail systems of Antalya Metropolitan Municipality was
carried out. Fatigue test, static bending test, hardness measurement and pin on disc (POD) abrasion
test, in accordance with the standards of EN 14730-1, were carried out based on welding zone and
transition zone of the samples. Results of experimental procedure were used to compare welding zone
and transition zone of welded samples.
International Symposium on Railway System Engineering
ISERSE
Fevzi BEDİR
Mehmet Ali ÖZDEN
Erhan ÖZÇARE
İhsan Gökhan SERİN